Eski Said Mason muydu?


Bu konuda internette şöyle bir arama yaptığımda bu alanda hiç ortaya atılan böyle bir iddiayla karşılaşmadım. Belki de vardır ancak kenarda köşede kalmış olabilir..

Ya da masonlar biliyor fakat işlerini gelmediği için yazdırmazken İslami camia da yeni said dönemi hatırına susuyor olabilir mi diye düşünmeden edemedim..

Fakat çok iyi incelendiğinde akıllara böyle soru işaretlerinin geldiği de bir gerçek.

Bundan çok zaman önce merak edip tarihçei hayatı incelemiştim. O kadar aşırı övgü beni rahatsız ederken tarz üslub ve anlatım ise sevdirmek bir tarafa beni ürkütmüştü..

İşte o zamanlarda bir fotoğraf başımda şimşekler çakmaya neden olmuş. Tarihçeyi hayatı okurken kafamda oluşan soru işaretleri ile örtüşüvermişti. Kafamda ortaya çıkan tabloyu de kimseye diyememiştim. Susmuştum yıllarca. Bugün yobaz.net ile o gün doğan düşünceleri paylaşmak nasip oluyor.

Masonmuydu değilmiydi tartışması yapacak değilim. Bunlar gerçek mi sahte mi diye de tartışmayı düşünmüyorum. Ancak aşağıda sıralayacağım izlenimlerimin sonucunu da okurlarıma bırakmak istiyorum:

1. Said nursi eserlerinde neden ikinci abdulhamid Han dönemi için istibdat dönemi diyor. Çünkü bu istibdat dönemi tabiri ittihatçılarca kullanılır..

2. Said nursi istanbula geldiği dönemde neden mason "Derviş Vahdet"in volkan gazetesinde yazarlık yaptı?

3. Said nursi neden ittihatçıları destekledi, aralarında yer aldı ve tarihçei hayatta belirtildiği gibi anadoluya çıkıp meşrutiyeti anlatma görevini üstlendi..

4. Said nursi istanbula geldiğinde ikinci abdulhamid döneminde deli muamelesi gördü mü? Deli diye tımarhaneye kapatılma durumu söz konusu oldu mu? Hafiyelik sistemi ile uçan kuştan bile haberdar olan firaset sahibi sultan yoksa onun ittihatçıların tuzağa düşmesine engel olmak için böyle bir plan mı yaptı?

5. Said Nursinin istanbula gelişinde çok büyük alim olduğu ilmini gösterme çabasını vs tarihçei hayatta vurgulamaktalar. İlim sahibi alim biri islam halifesi sultan abdulhamid'in stratejilerini, mücadelelerini algılayamayacak kadar basireti kapalımıydı?

6. Said Nursi Cemaleddin Efgani ve Mason Muhammed Abduh için üstadım demekte. Bugün bir çok nurcu bunu görmezlikten gelse hem cemaleddin afgani hem de muhammed abduh bizzat ingilizlerce yetiştirilmiş masonluk tarafları olan kişilerdir. Said nursi'nin manevi boyutu varsa bunların hainliklerini keşfetmekten acizmiydi?

7. Eski said, yeni said muhabbeti neyin nesidir? Kime sorsak kendince anlatmak için gevelesede bir islam aliminin kendini böyle tarif etmesi tuhaf değil mi? Düşünsenize eski gazali, yeni gazali ya da eski imam rabbani yeni imam rabbani ya da eski Nakşibendi yeni Nakşibendi.. Neden eski yeni tabir etme mecburiyeti duysun ki bir kişi kendini? Üstüne üstelik eski said dönemi icraatları ile yeni said dönemi icraatları arasındaki farklılıklar ortada iken!!

8. Cumhuriyet döneminde bir çok islam alimi çeşitli bahanelerle idam edilmiş. Fakat meclis kayıtılarında olmasada said nursinin mecliste konuşma yaptığı iddia ediliyor. Direk Mustafa Kemal'le görüşmeler yaptığı iddia ediliyor! Onunla olan diyalogları paylaşılıyor. Açıktan karşı çıktığı söyleniyor.. Fakat ne idam ediliyor ne de öldürülüyor. Sadece sürgün cezalandırılıyor..! Yoksa eski ittihatçı olduğu için mi torpil geçildi? Ya da eski dostlar aracılığı sayesinde mi göz yumuldu?

9. Said Nursi'nin ölümü sonrası cenazesi neden kaçırıldı? Darbecilerin başka hiç bir işi gücü yokmuydu? Buna neden kendilerini mecbur ettiler?

10. Said Nursi'nin hayatını ele alan "Hür Adam" filminin adı neden Hür(!) Adam? Türkiye masonlarının iki teşkilatından biri olan Hür ve Kabul Edilmiş Mason Locaları olduğunu biliyor musunuz? Bu tamamen tesadüf mü? "Hür Adam" ismi kimin fikriydi?

* * *

Said Nursi Abduhamid Han dönemini istabdat derken, ona karşı olan ittihatçılarla ittifak halinde iken gözden kaçan başka bir noktada üstadım dediği cemaladdin afganiyi ikinci abdulhamid islam alemine zarar vermesini engelleyebilmek için istanbulda tutmaya çalışmış. Hafiyeleri aracılığı ile sürekli göz hapsine aldırmıştır..

İkinci abduhamid han hazretleri islam dünyasına fitne yayan isimlere özellikle hassasiyet göstermiştir. Onları bir şekilde etkisiz halde tutmaya çalışmıştır. Eski Said'in tımarhaneye tıkılmaya çalışılmasında bu faktör var mıdır acaba? Ya da onu fitnecilerle ittifak halde olmaktan mı korumaya çalıştılar?

İlginç olan mısırdaki el-ezher üniversitesi benzerini vanda kurmayı hayal etmesi ve bu talep için istanbula 1907 de gelmiş olmasıdır. Mısır ingiliz hakimiyetinde olan ve o dönem de ise ingilizlerin çıkarlarına uygun isimlerin yetiştiği alan haline gelmiştir..

İngilizler islam dünyasında kendi çıkarları doğrultusunda menfaatlerine uygun kitleler oluşturabilmek için kendilerine yakın islam alimlerini desteklemişlertir. bu sayede arap dünyasında vahhabiliği icat ederek osmanlıya karşı arapların isyan etmesini sağlamışlardır..

Aynı şekilde Muhammed Abduh u mısırda ortaya çıkararak islam dünyasında müslümanları bir tutan ortak ittifak görüşlere karşı yeni bir oluşum ortaya çıkarmışlardır.

Diğer taraftan Afganistan-hindistan hattındaki müslümanlar için de ingilizler cemaleddin afganiyi desteklediler. Mason localarına giren afgani ingilizlerin çıkarları doğrultusunda ehli sünnet osmanlıya karşı görüşleri yeşertmek uğruna islam dünyasında dolaşıp ingilizlere hizmet etti..

Peki mısır-hindistan çizgisinde bu iki şahıs önplana çıkmışken türkiye-osmanlı hattında cemaleddin afgani ve muhammed abduh'un üstlendiği misyonu üstlenen kimdi?

Türkiye-osmanlı yani istanbulun o dönem islamın merkezi olması ve islami ilimlerin ana üssü olması nedeni ile açıktan afgani ve abduh görüşlerini savunmak imkansız ve savunucunların tespiti bu kadar kolayken türkiye topraklarına uygun öyle biri yetiştirilmeli ve desteklenmeliydi ki amaçlarına hizmet edebilsin...

İngilizlerin desteği ile kurulan ittihat ve terakki cemiyeti ve ona destekleyen said nursi.. Aynı zamanda ingilizlerin islam coğrafyasındaki inanç bozguncusu abduh ve afganiyi üstadım, selefim demekten çekinmeyen said nursi..

Biz eski said mason ya da ingilizlerce özellikle desteklenmiş türkiyenin abduh'u, türkiyenin afganisi ya da türkiyenin abdulvahhabı demiyoruz.. Ancak eski said dönemi icraatları bunları da yalanlayabilecek durumda değil.. Yeni said döneminde yazdıkları ise ve vefatından sonraki türkiye üzerindeki yaygınlığı ise bunları yine yalanlayabilecek düzeyde hiç bir zaman olmadı.. Ama türkiye şartlarına uygun olması hasebi ile de bir mısır arabistan hattındaki kadarda sırıtan bir durum ortaya çıkmadı..

Bunun yerine yeni dönemde daha etkin tavuktan kurban kesen ilahiyatçılar, said nursinin de dolaylı olarak desteklediği 19 mucizesi diye yutturulmaya çalışılan safsatalar ortaya atılmaya başlandı..

Unutmadan ingiliz ya da günümüz tabiri ile amerikalılar islam alimleri üzerinde bile bu kadar hassas durup kendi menfaatlerine hizmet etme olasılığı olanlara ciddi sponsorluklar yapmış oldukları ortada iken bunlar gerçekken, islamdan uzak siyasilerden, ticaret adamlarına kadar diğer sektör ve alanlarda ne kadar derinlemesine yatırımlar yapmış olabileceklerini siz düşünün?

Sağından soluna, askerinden siviline kendi çocuklarını da yetiştirmekten vazgeçmedikleri bir gerçektir.. Ve sadece A planına bağlı kalmadıkları alternatiflerini de ortaya koyarak işi şansa bırakmadıklarını bilmek gerekir. Bazen din alimi, bazen islami siyasetçi, bazen terörist başı, bazen kemalist, bazen medya patronu, bazen solcu, bazen kominist her düşünce görüş akımı içinde kendi yandaşlarını var etmeyi başarmışlardır.. Ve satın alamadıkları adamların da ayaklarını bir bir kaydırmaya çalışmışlar. yerlerine daha iyisini bulduklarında da kaset skandalları ile muhtıralarla oradan indirmeyi başarmışlardır..

Dikkatli ve uyanık olmak gerekir, birilerin hatası yüzünden %90'ı ya da %99'ı müslüman olan toplumumuzun manevi ve kültürel değerlerine saldırmadan, onları rencide etmeden gerçekleri ortaya koyabilmek gerekir..

Said Nursi'nin ESKİ SAİD döneminde mason olma durumu sadece bir iddiadan ibaret. Biz bu gerçektir diye birşey asla demiyoruz. Yukarıda sıraladığımız maddeler de böyle bir düşüncenin doğmasına neden olmuştur. Bu düşünceler doğmasın diye tarihçe-i hayatta bazı tahrifatlar yapıldığı duyumlarımız arasındadır..

Günümüzde ortaya atılan dinlerarası diyalog projesi de bu düşünceleri destekler durumdadır..

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <i> <iframe> <font> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Türban ile başörtüsü farklı mıdır:

Son yorumlar

Biz, Bize Gerici Yobaz Diyenlere Ancak "Deh" Demek İçin Gerisindeyizdir !!

1 . 2 . 3 . 4