Hay deniz feneri kadar başınıza..
Oturup deniz fenerini falan savunacak değilim. Yok haklıydılar yok haksızdılar diye de geveleme yapmıyacağım. Lakin kılıfdaroğlunun da deniz fenerinden başka bir bildiği yok gibi duruyor. Her fırsatta ağzına sakız yapmışlar deniz feneri masalını okuyorlar.
Boşuna dememişler akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun diye... Lakin işler cok karışık akıllı düşman bizim akılsız dostları satın almış durumda.. Akıllı düşman alman gizli servisi bir taraftan PKK yı destekleyip onları büyütürken bir taraftan da almanyadaki türkleri kontrol altına alma çabasında..
Büyüyen ekonomik krizi fark eden alman gizli servisi ülkedeki paranın dışa çıkmasını engellemek için büyük bir mücadele girdi. Deniz feneri ve benzeri dernekler almanya için ekonomik kayıp olduğu bir gerçektir. Alman ekonomisinin artık ayrılmaz parçası olan oradaki gurbetçi türklerin paralarını almanya dışına çıkarmalarını istemiyorlar. Kazandıkları tüm paraları yine almanya içine kazandırmak sureti ile ülkenin kan kaybına uğramasını engellemek istiyorlar..
İşte bu noktada türklerin parayı dışarıya çıkardıkları noktalardan birisi de yardım kuruluşları ve benzeri ekonomik faaliyetler. Almanya deniz feneri operasyonuna başlamadan önce bir çok türk kuruluşu üzerinde almanyada baskılarını artırıp ani baskınlarla ekonomik durumlarını mercek altına aldı..
Bunlar içinde en dişe dokunur olarak deniz fenerini buldu ki bütün mücadelesini oraya yönlendirdiler. Ortada ister bir yolsuzluk olsun ister olmasın almanyada yaşayan türklere yönelik harika bir şamar oğlan bulmuşlardı. Üstelik bir taşla iki kuş.. bingo.. Çünkü türk hükümetinin de arka çıktığı bir dernek!!!
Eğer sen almanyada gurbetçilerin paralarını türkiyeye çekmeye yönelik bir proje azim içine girersen biz de senin buradaki para kanallarını tıkarız baskısı ile başlayan bu süreç türkiyenin gündeminden düşmeyen bir dava haline geldi..
Ne demiştik, akılsız dostun olacağına akıllı düşmanın olsun!!!
Bir ülkenin milli çıkarları kişinin siyasi çıkarlarından sonra geliyorsa ağızda sakız gibi daha yıllarca dinleyeceğimiz gerçekler..
Yazımın başında dediğim gibi deniz feneri olayını savunacak değilim fakat bu konuyu değindiren nokta buz dağının görünmeyen tarafı..
Bir tarafta kendi ülkesinin içindeki paranın her ne şekilde olursa olsun türkiyeye aktarılmasının önüne kesmek için her yolu deneyen alman gizli servisi ve iktidarı.. Diğer tarafta bu gerçeği hiçe sayıp alman gizli servisin ekmeğine yağ süren türkiyedeki akılsız dost muhalefet..
Aslında benzeri filmi 10-15 sene önce almanyadaki gurbetçilerin desteklediği yeşil sermaye konusunda da izledik.. Yine türkiyeye gelen gurbetçi paraların ciddi anlamda önü kesilmeye çalışılmaya çalışılmış. Pire için türkiyede yorgan yakmaya kalkışan birileri kıyameti koparmıştı..
Kraldan çok kralcı olup başka bir ülkenin menfaatine bizim ülkemizin ise zararına olacak sonucların doğması için onlardan cok bizim yerli satılmışlar yaygarayı bastırıveriyorlar..
Fakat aynı tantanacı kesim bankaları hortumlayıp bu ülkenin krizlere girmesine sağlayanları destek çıkıp onların isvicre bankalarını bu ülkenin emeklerini taşımalarına ise sessiz kalmayı tercih ediyorlar.. Bugün cem uzan günlüğü binlerce dolar kira olan pariste eyfel kulesi manzaralı odasında bu ülkenin insanının alın terini çatır çatır harcamakta.. Fakat bir tek kişi çıkıpta tüyü bitmemiş yetimin hakkını sen orada nasıl yersin diyemiyor bile..
Ya da özelleştirmelerle bu ülkenin birikimi fabrikalar bankalar yabancı sermayelere satılırken bir teki çıkıpta kıyamet koparmadı.. Hepsi sümene altı edildi.. Hollandalılara yonanlılara ingilizlere bankalarımız satılırken kimse gıkını çıkaramadı..
Sadece dil ucu ile başlarını salladılar. Eleştiriyormuş gibi gözüktüler. Ama ne zaman ki bu ülkeye karşılıksız para girişi oldu o zaman kıyamet koptu. Hiç hatırlamadıkları gurbetçilerin paracıkları onların en temel sorunları oluverdi.. Adam verdiyse kendi gönül rızası ile veriyor. Size ne oluyor?
Ama sorun deniz feneri değil.. Farklı bir çok yardım kurumunu da zan altında bırakmak. İnsanların onlara karşı olan güvenini yıkmak. Almanyada yaşayan gurbetçilerin paralarını bu kanallarla yurtdışına çıkmasına engel olup almanya içinde kalmasını sağlamak. Ve bu tür yardımlaşmalara karşı mazeret sunulacak efsanevi dolandırıcılık seneryoları yaratmak.. Gündemi farklı alana kaydırmak.. İnsanların asıl farklı alanlarda yapılan yolsuzları görmelerini bu yollarla görmelerini engellemek.
Başarılı olabildiler mi dersiniz? Bilemiyoruz..
Sonuçlar ise ortada:
- gurbetçi parasını türkiyeye aktarma konusunda artık korkak, tedirgin ve güvensiz
- yok pahasına yapılan özelleştirmelerle artık bankalarımızdan televizyon kanallarına kadar her alanda köşebaşları bir bir yabancı sermayenin elinde.. ama herkes sessiz..
Çok değil 50 yıl içinde kendi ülkemizde almayada yaşayan gurbetçilerden farksız duruma düşeceğiz.. İstanbulda, aydında manisada ya da mersinde yaşayacağız ama bütün bankalar, kanalllar, büyük şirketler hepsi ya almanın ya fransızın ya da amerikalının olacak.. Biz de tıpkı gurbetçiler gibi onların işcileri olacağız.. Kendi vatanımızda köle..
İşte böyle..
Ama gündem hayali davalar ve seneryolarla farklı alanlarda tutulmaya devam edilecek.. İktidarı da muhalefeti de bu gündem için seçilmiş birer kaftan olarak kalacak..
Ve bir gün yakalarına yapışıp aşağıdaki soruyu sorduğumuzda çok geç kalmaması ümidi ile..
Kanla aldığımız bu toprakların öz mülkü parayla yabancılara satılırken siz neredeydiniz?
Kısaca..
Hay deniz feneri kadar başınıza taş düşsün ...
Anket
Son yorumlar
- Adma gibi adam olsaydın
2 weeks 3 hours önce - Ailesi bot alamadığı için bu
2 weeks 5 days önce - Alevilikte inanç karmaşası
4 weeks 5 days önce - Öncelikle Yazdığınız
4 weeks 5 days önce - CVP:Takunya Liboşları
5 weeks 3 days önce - Takunya Liboşları
5 weeks 4 days önce - evet mumkun
6 weeks 3 days önce - fazla
18 weeks 4 days önce - CVP:yorum
19 weeks 5 days önce - yorum
20 weeks 35 min önce
Biz, Bize Gerici Yobaz Diyenlere Ancak "Deh" Demek İçin Gerisindeyizdir !!




Yeni yorum gönder