Topluma karşı kurulan büyük tuzak

Belirli bir güce ulaşmış makamlar simulasyonlarla önümüzdeki yüzyıllık süreci değerlendirebilirler. Olası ihtimalleri göz önünde tutarak toplumun nereye varabileceklerini raporlayabilirler.

Örneğin 2070 yılında türkiye ne olacak? hangi düzeyde bir ülke olacak? Neler yaşanırsa türkiye önümüzdeki 50 sene içinde hangi noktaya gelir? bunların hepsi bu simulasyon yazılımlarınca değerlendiriliyor.

50-100 yıl öncede beyin fırtınası yapan kadrolar bilgilsayar olmadan da bunu yapıyorlardı. Şimdi bilgisayarlarla daha detaylı veriler elde edilebiliyor.

Türkiyede islami kesimin geleceği sorgulanabiliyor?

Türkiyede solcuların gidişatı değerlendirilebiliyor?

Türkiyede cemaatlerin toplumsal etkileri mercek altına alınabiliyor?

Türkiyede müslüman siyasetcilerin eğilimleri analiz ediliyor?

Türkiyede halkın yaklaşımları raporlanıyor vs. vs.

Sonra bunlar değerlendirilip bir eylem planı hazırlanıyor..

Örneğin 50-100 yıllık eylem planları oldugu gibi dönemlik eylem planları da olabiliyor. Gelecekte olası durumlar için alternatif eylem planları kurgulanabiliyor.

Veya geçmiş eylem planları güncel verilerle tekrar revize edilebiliyor. Güncel analizlerle tekrar yeni eylem planları kurgulanabiliyor.

bu çerçevede planlarda rutujlar yapılıp tekrar kurgulanabiliyor..

* * *

Bir siyasi aktör olası gerçek bir müslüman siyasetciye karşı daha erken sahaya sürülebiliyor. onun üzerinden stratejiler geliştirilebiliyor.

Olası farklı bir siyasi kimlik işlerine yaramadığı için zehirlenebiliyor. Ya da gelecekte kurguladıkları planda oyunu bozacağını düşündükleri bir siyasi aktörün helikopterini düşürebiliyorlar.

Veya toplum cemaatlere olan ilgisini görüp kendi cemaatlerini kurabiliyorlar. Sonra da toplumda yüzyıl boyunca trawma yaratacak bir eylem planı ile kendi peydahladıkları gayri meşru yapılanmalarını yine kendi elleri ile kurban edebiliyorlar. Toplum öyle bir trawmatik şey yaşıyor ki tıpkı deprem gibi.. yıkıkları ve kayıpları yıllarca enkazdan kaldırılamıyor bile..

Kimse oturdugu koltugu başkasına bırakmaya niyetli değil. Süper güçler de sahip oldugu gücü al gülüm gel sana vereyim diyecek değil. Tam tersine o gücü elinden alabileceklerin feleğini şaşırtmaya devam ediyorlar.

Allah büyük... Onlar ne kadar çok oturup akıl yürütseler de kaderde olacaktan ötesi yok.. Değiştiremeyecekler hiçbirşeyi..

Er ya da geç onlar da sonu görecek..

Ama biz bu gerçekleri de bilmeliyiz. Yobazlık yapmaya gerek yok, gerçeklerle yüzleşin. kapı komşun senin düşmanın değil.. Asıl düşman yüzyıllardır harp ettiğimiz milletler..

İşin özeti budur.

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <i> <iframe> <font> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Türban ile başörtüsü farklı mıdır:

Son yorumlar

Biz, Bize Gerici Yobaz Diyenlere Ancak "Deh" Demek İçin Gerisindeyizdir !!

1 . 2 . 3 . 4