Kutuplaşma işbirlikçiliği doğuruyor

Ülkemiz içinde dönem dönem yoğun bir kutuplaşmayı yaşıyoruz. Fakat yaşanan bu kutuplaşmalar işbirlikçileri doğurmaktadır. Her ne zaman bir kutuplaşma havası sezerseniz biliniz ki yeni bir işbirlikçi peydahlanmaktadır.

Bu kutuplaşmanın hangi şekilde nasıl tezahur ettiği önemli değil. Bakın en yoğun kutuplaşma süreci 28 şubat dönemi yaşanmıştır. Öncelikle ciddi bir düşman hedef belirlenmiş. ve o hedefin üzerine yoğun bir baskı uygulanmıştır.

28 şubatı tekrar hatırlayın. başrtüsü yasağı, islami duyarlılığı olan kitlelerin baskı vs. Bu proje aslında planlı ve bilinçli olarak kurgulanmış. Atatürkçü ve kemalist olduğunu iddia eden bir kesimin eline sopa verilmiş ve o sopa ile halk bir yöne doğru itilmiş. mahkum edilmiştir.

Yani 28 şubat baskısı ve zulmü 15 temmuzu gerçekleştirecek kadroları oluşturmak için tek merkez üzerinden kurgulanmıştır.

Bir an gözlerinizi kapatınız ve o döneme tekrar hayal ediniz.

Eğer o dönem asker de, halkta, siyasiler de her kesim bu ülkenin tümüne kucak açsa dışlama ötekileştirme zulüm ve baskı yapmasa nasıl olurdu?

mesela askeriye radikal bir karar alıp tüm halk kitleleri askeriyeye girebilir. sadece bir ideoloji görüş ve düşünce değil toplumun herkesiminden insan rütbe alabilir dese ve bunu uygulasa nasıl olurdu?

Okullar yurtlar dernekler baskı uygulanıp kapatılmak yerine halk cocugunu nasıl istiyor ve nereye göndermek istiyorsa göndersin dense ne olurdu?

kutuplaşmayı tetikleyici baskı ve zulüm yerine birleştirici bütünleştirici eylemler yapılsa nasıl olurdu?

bu kuran bizim de kitabımız başımız üstünde yeri var denebilse? ya da evet inanmıyoruz ama saygı duyuyoruz denebilse nasıl olurdu?

işte o zaman bugün kü kaos ve kabus yaşanmazdı. belki daha farklı şeyler yaşanabilirdi ama bu kadar derin ve acı olamazdı.

Lakin öyle bir seneryo yazıldı ki, toplum cok yogun bir baskı zulum yaşadı. en temel dini değerleri bile aşağılandı. sonra dindar gözüken bir kitle peydahlandı. onlar dışında hiç bir kesim brokrasiye devlete orduya sızdırılmalı. toplum biz giremiyoruz ama onlar girdi cok şükür. bizi bu beladan kurtarsalar yeter moduna sokuldu.

yani denize düşen yılana sarıldı. 28 şubat sürecinde herkes tasfiye edildi. diğer tüm dini grup ve cemaatlar baskı yaşadı ama sadece bir kesimin arka kapıdan içeriye girmeye devam etmesi müsade edildi. onların girdiklerini biliyorlardı. ve zaten onlar girsin diye tüm bu tantanalar yapılıyordu. amac hedef büyüktü.

Bize sağ gösterip sol vurmuşlardı. Kemalizim jubilesini yaparken yerine yerleştirilecek yeni bir güç hazırlanıyordu. O güce rakip olabilecek engel olabilecek herşey bertaraf edililmeye çalışılıyor. diskalifiye ediliyordu.

İşin aslı O dönemler yeni kurguladıkları gücü devlete enjekte etmek isteyenler kemalizmi maşa olarak kullanıyorlardı. Kemalizm ile bu toplumu bir yüzyıl daha yönetemeyeceklerini görenler yeni bir kemalizm kurguluyorlardı.

Ve bu kurgularını kusursuz şekilde monte edebilmek için 28 şubatı yapıyorlardı. Ve arkasından kendi amaclarına uygun siyasi oluşumları canlandırıyorlardı. Nasıl olsa içeri yerleştirdiğimiz ile o siyasi oluşumu da bertaraf ederiz diyerek rahat ve huzurlu idiler..

Onların bir planı varsa Allahın da bir planı elbet vardır.

Olaylara bakarken tek pencereden bakmamak gerekiyor. yüzyılları içine katarak okumak lazım. daha geniş görebilmek, daha geniş düşünebilmek lazım.

her ne zaman ki kutuplaştırma varsa, baskı ve zulüm varsa başka bir şeylere gebe olunuyor olacağını aklınıza getirmelisiniz. Plan çok büyük ve çok derin

Yenilen pehlivan güreşe doymaz. ana amaç ve hedef değişmesede baskı zulüm ve ihanet şebekelerin kurgulanma şekilleri her zaman değişebilir.

Bugün böyle yarın bir başka şekilde zuhur edebilir.

Seni öldürmeyen şey, seni daha da güçlü yapar..

- - -

bu toplumda her ne olursa olsun hiç kimseyi küstürmemek lazım, kimseyi intikam almaya zorlamamak lazım. herkes ile dost ve barışcıl olabilmek lazım. kutuplaştırıcı tavır ve üslublardan uzak durmak lazım. kutuplaştırıcı üslub takınanların dolaylı olarak işbirlikçilerin ekmeğine yağ sürdüklerini görmek ve fark etmek gerekiyor.

işin özeti bu

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <i> <iframe> <font> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Türban ile başörtüsü farklı mıdır:

Son yorumlar

Biz, Bize Gerici Yobaz Diyenlere Ancak "Deh" Demek İçin Gerisindeyizdir !!

1 . 2 . 3 . 4